Dışişleri Komisyonu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdullah Eren’i dinledi

Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdullah Eren, “YTB’nin bir proje bütçesi vardır; faaliyetler yürütür, proje faaliyetlerine destek olur, etkinlikler yürütür, hibe destekleri verir fakat salt bir proje kurumu değildir. YTB, aynı zamanda, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik üretilen hizmetlerin, bilhassa kanuna müteallik hizmetlerin farklı kamu kurumları arasında koordinasyonuyla alakalı da kanununda bir görev üstlenmiştir” dedi.

Dışişleri Komisyonu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdullah Eren’i dinledi. Eren, kurumun üç ana görev alanı olduğunu hatırlatarak, “Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik faaliyetler yürütmek. Burada, bu başlık altında Kurumumuzun iki ana görevi var diyebiliriz. Birinci olarak, YTB’nin bir proje bütçesi vardır; faaliyetler yürütür, proje faaliyetlerine destek olur, etkinlikler yürütür, hibe destekleri verir fakat salt bir proje kurumu değildir. YTB, aynı zamanda, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik üretilen hizmetlerin, bilhassa kanuna müteallik hizmetlerin farklı kamu kurumları arasında koordinasyonuyla alakalı da kanununda bir görev üstlenmiştir” bilgilerini verdi.

Kurumun yurtdışında yaşayan vatandaşların Türkiye’nin ilişkisinin muhafaza edilmesine dikkat çeken Eren, “Türkçenin ve Türk kültürünün muhafaza edilmesi ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın altmış yıllık bir millet varlığına sahip olmamız hasebiyle önümüzdeki -ki şu an 4’üncü nesle sahibiz- 5’inci, 6’ncı, 7’nci nesilden sonra Türkiye’yle kuracakları ilişkinin mahiyeti gibi esaslı sorular Kurumumuzun üzerine düşündüğü, çalıştığı, bu konularda proje ürettiği sorular olarak ortaya çıkıyor. Biz bu anlamda üç tane ana gayemiz var diyoruz. Birincisi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın kimlik ve kültürlerinin korunması. İkincisi, anavatana aidiyetlerinin muhafaza edilmesi, tabii ki yaşadıkları ülkelerdeki statülerinin muhafaza edilmesi, korunması ve yükseltilmesi. YTB olarak tabii vatandaşlarımızla bağımızı muhafaza etmeye çalışıyoruz. Bilhassa gençlerimizin dillerini ve kültürlerini kaybetmemeleri için projeler üretmeye gayret ediyoruz. Türk ve Müslüman düşmanlığına yönelik olarak son yıllarda maalesef 11 Eylül 2001’i -her ne kadar öncesinde Solingen ve Mölln gibi hadiseler olmuş olsa da, NSU olmuş olsa da toplumlara bunların mal olması açısından 2001 11 Eylül’ü- bir milat olarak sayabiliriz. Türk ve Müslüman düşmanlığı karşısında haklarını korumakla alakalı çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.