Çin Afrika sömürgeciliğinde farklı bir yöntem seçti borçlandırıp tek tek el koyuyorlar

Senegal’in başkenti Dakar’da yapılan 8’inci Çin-Afrika İşbirliği Forumu Bakanlar Konferansı, Çin’in kıtadaki yatırımlarını ve sıkça eleştirilen borçlandırma stratejisini bir kez daha gündeme getirdi.

İlk kez 2000 yılında Çin’de 44 Afrika ülkesinin katılımıyla düzenlenen forum, bu yıl 53 Afrika ülkesinden bakanları bir araya getirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi Jinping’in video konferans yoluyla katıldığı forumda, Çin tarafının en çok vurgu yaptığı konu yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında Çin’in Afrika kıtasıyla aşı paylaşımı oldu.

Uganda’nın borcuna karşılık havalimanına el koydu

Ancak forumdan kısa süre önce Pekin yönetiminin, Uganda’nın 200 milyon dolarlık kredi borcu karşılığında Entebbe Uluslararası Havalimanı’na el koyması Çin’in Afrika’da yürüttüğü “borç diplomasisi” konusunu da yeniden tartışmaya açtı.

Çin, 2016’dan bu yana kıtaya verdiği borçların bir kısmını yeniden değerlendirme ya da silme kararı alsa da Afrika ülkelerini ödeyemeyecekleri borçların altına sokmakla itham ediliyor.

Dünyanın en alacaklı ülkesi

Afrika kıtasında ana borç veren ülke konumunda bulunan Çin, bugün kıta ülkelerini kendisine borçlandırarak “farklı bir sömürgecilik” modeli denemekle suçlanıyor.

ABD merkezli William&Mary’s Küresel Araştırma Enstitüsüne bağlı AidData verilerine göre, Çin, 2000-2017 döneminde toplamda 843 milyar dolar borç vererek dünyanın en alacaklı ülkesi konumunda bulunuyor.

Veriler, bu miktarın 207,4 milyar dolarının, Çin’in Afrika’da sağladığı finansmanlar ve kıtada yürüttüğü 5 bin 152 proje kapsamında harcandığını ortaya koyuyor.

Çin, 207,4 milyar doların 42 milyar dolarını kalkınma yardımı projelerine ayırsa da 136 milyar dolar ise kıta ülkelerinin borç hanesinde yer alıyor.

Afrika ülkelerinin aldığı ödenmesi “imkansız” borçlar

AidData’nın eylülde Çin’in Kuşak ve Yol projesine ilişkin yayımladığı raporda da Pekin’in Afrika ülkelerine yüksek faizle verdiği borçlara dikkat çekildi.

Rapora göre, Çin, kendisinden alınan borçlarının kredi faiz oranını genellikle yüzde 4,2 civarında tutuyor ve 10 yıldan daha az bir sürede geri ödenmesini istiyor.

OECD ülkelerinde kredi borçlanmasında uygulanan faizlerin yüzde 1, geri ödemelerin de 28 yılı aştığı düşünülünce Çin’in Afrika ülkelerine uyguladığı borç stratejisi de sıkça eleştiriliyor.

Çin’den 2000-2017 döneminde 5’er milyar dolardan fazla borç alan 13 Afrika ülkesinin bu borçları belirlenen süre ve faizle ödemesine ise neredeyse imkansız gözüyle bakılıyor.

23 Afrika ülkesinin Pekin’e borcu GSYH’nin yüzde 10’unundan fazla
Aidata verilerinde Çin’in Afrika ile kurduğu ilişkide gizli borçlanma tehlikesine de dikkat çekiliyor. Buna göre, 2000-2017 döneminde Çin, kıtaya verdiği borcun yüzde 20’sini (39,8 milyar dolar) “gizli borç” olarak kayda geçti.

Çin’in özel sektör ya da diğer aktörlere verdiği borcu yine hükümetlerden tahsil etmesi de kıtada birçok ülkeyi son yıllarda zora sokuyor.

Sözleşmelerdeki muğlak ifadeler nedeniyle hükümetlerin Çin’e ne kadar borçlandığını tam bilemediği de vurgu yapılıyor.

Aralarında Senegal, Togo, Kamerun’un da bulunduğu 23 Afrika ülkesinin, Pekin yönetimi ya da Çinli finans kurumlarına olan borcu Gayri Safi Yurt İçi Hasılalarının (GSYH) yüzde 10’unu geçmiş durumda.

Aidata ve Dünya Bankası Borç Raporuna göre Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi ve Angola, GSYH’nin yüzde 50’sinden fazlası kadar Çin’e borçlandı.

Çin’in, tahsilatı garantilemek için borç karşılığında ilgili ülkelerle yeraltı kaynakları değişimi yaptığı da biliniyor.

Doğal Kaynak Yönetişim Enstitüsünün Şubat 2020 raporuna göre, Çin, Angola’da altyapı projeleri karşılığında petrol, Gine’de yol yapımı karşılığında boksit, Gana’da hastane ve yol projeleri karşılığında borcunu boksit, petrol ve kakao ile tahsil ediliyor.

Tüm olumsuzluklara karşın kıtayla 2019’da 208 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşan Çin, Afrika’nın en önemli ticari partneri olma özelliğini koruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.