BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Açıklaması

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve Ankara milletvekili Mustafa Destici, “Avrupa, Ukrayna’da, görmezden geldikleri Bosna Savaşını ve Bosna’da Müslümanları hedef alan soykırımı saymazsak, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk defa, savaşın karanlık yüzüyle yüzleşiyor. Avrupa tüm dünyayla birlikte, Rus güçlerinin çekilmesiyle başkent Kiev yakınlarındaki Buça’da ortaya çıkan manzaranın şokunu yaşıyor” dedi.

BBP Genel Başkanı Destici, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Destici, 5 Nisan tarihinin Avukatlar Günü olduğunu hatırlatarak, “Yargı mekanizmasının üç temel ayağından ‘savunma’yı temsil eden, vatandaşlarımızın adalet önündeki hak arama mücadelelerinin simgesi avukatlarımızın meslek günlerini kutluyorum” ifadelerini kullandı.

Destici, 5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’da gerçekleşen Barın Katliamı’nın 32. Yıldönümü olduğunu söyleyen Destici, “Üzerinden geçen 32 yıla rağmen, Barın Katliamı’nda kaybettiğimiz kardeşlerimizin, soydaşlarımızın acılarını yüreklerimizde taşıyoruz. Doğu Türkistan’da bugün halen devam eden ve bahsi geçen tarihlerde yoğunlaşan, Çin’in bölge halkının bekasına yönelik büyük tehdit oluşturan, aile planlaması adı altında başlatılan ‘doğum yasağı’, ‘Çinlilerin, Doğu Türkistan’a gayri meşru göçü ile iskanı’ gibi uygulamalara karşı bölgede yaşayan Türklerin tepkileri, Barın’da, Ramazan ayında, bir caminin onarımı sırasında çıkan tartışmalarla fiili bir gerilime dönüştü. Çin ordusu, 5 Nisan 1990’da, Ramazan ayında, Doğu Türkistan’ın Kaşgar vilayetine bağlı Aktu ilçesi Barın kasabasına yönelik büyük bir saldırı gerçekleştirdi. Çin’in silahsız protestoculara ateş açmasıyla başlayan olaylar, Çin yönetiminin bölgeye 22 bin 750 silahlı asker, tanklı birlik, helikopter ve uçaklar sevk ederek bölgeyi abluka altına almasıyla devam etti. Yaklaşık 20 bin nüfusu olan Barın kasabasına doğru büyük bir taarruz başlatan Çin güçleri, korkunç bir katliam ve yıkıma imza attı. Hedef gözetilmeden açılan ateş ve bombardımanlar sonucu, Barın kasabasının yok edildiği, binlerce sivilin vahşice katledildiği öğrenildi. Çin, ancak ‘soykırım’ kelimesiyle isimlendirilebilecek bu büyük katliam sonrasında, güvenlik bahanesiyle, Doğu Türkistan’ın Kaşgar, Artuş, Aksu ve Hoten illerini abluka altına aldı ve 10 binden fazla Uygur genci isyanla ilişkilendirilip tutuklanarak, idam ve ömür boyu hapis cezalarına çarptırıldı” şeklinde konuştu.

Destici şöyle konuştu:

“Bugün, Çin’de, toplama kamplarında 3 milyondan fazla Uygur Türkünün varlığından bahsediliyor ve 3 milyondan fazla insan, bu çilenin, işkencelerin ne zaman biteceğini bilmeden tecrit şartlarında yaşıyorlar. Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin, bu duruma sessiz kalan Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Avrupa Birliği ülkelerine yaptığı ‘sessiz kalmama’ çağrılarını destekliyoruz. Barın Katliamı’nda hayatını kaybeden şehitlerimiz başta olmak üzere, insanlık onurunu korumak için hayatını kaybeden tüm insanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Bu vesileyle Çin’in 1949 yılından beri uygulamakta olduğu insanlık dışı uygulamalarını kınıyorum.”

Destici, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 77. yılını ve Polis Haftası’nı kutladıklarını belirterek, “Devletin en önemli görevlerinden biri, kamu düzenini ve halkın güvenliğini sağlamaktır. Bu yönleriyle milletimiz, Türk Polisi’nin tarihini, milletimizin tarihiyle akran sayar. Suçun önlenmesi ve suçla mücadele gibi önemli toplumsal görevleri yerine getiren Türk Polisi, bu asli görevlerini yaparken, aslında kamuya ait tüm alanlarda, devletin vatandaşa hizmet ulaştırabilmesi için uygun şartları sağlamış olur. Bu yönüyle polis teşkilatımızın, tüm kamu hizmetlerine ve sosyal hayatın bütününe önemli bir katkı sağladığını söylemek zorundayız. Bütün kamu görevlilerinden faklı olarak, yılın 365 günü ve 24 saat görev yapan polislerimiz, bu ağır yükün yanında, meslek hayatlarının her anını ölüm tehlikesiyle geçirmeleri itibariyle de çok ağır bir sorumluluk üstleniyorlar. Bu yönleriyle de emniyet mensuplarımız, milletimizin hayatında ve gönlünde önemli bir yer tutuyorlar. Bunun yanı sıra milletimiz, Emniyet Teşkilatımızın mensuplarını, ‘ülkemizin özellikle son kırk yılında, teröre karşı, milletin istikbalini, çukurlara, hendeklere gömme hayali kuranlara karşı, 15 Temmuz’da devleti yıkmaya kalkanlara karşı verdikleri kahramanca mücadeleyle hatırlıyor, onları yüreğinde taşıyor'”

Ukrayna-Rusya olayına değinen Destici, “Savaşan her iki ülkeyle de önemli, siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal bağlarımız var. Dolayısıyla Türkiye, pek çok alanda, savaşın etkilerine maruz kalıyor. Bunun yanı sıra, Türkiye, ‘insani yardımlar’ ve ‘barışın sağlanması’ konularında, tarihi bir rol üstleniyor. Savaşta hayatını kaybedenlerin acılarını paylaşıyoruz. Savaşın, yaşanan ölümlerin, yıkımların son bulmasını; barışın bir an önce tesis edilmesini diliyorum. Avrupa, Ukrayna’da, görmezden geldikleri Bosna Savaşını ve Bosna’da Müslümanları hedef alan soykırımı saymazsak, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk defa, savaşın karanlık yüzüyle yüzleşiyor. Avrupa tüm dünyayla birlikte, Rus güçlerinin çekilmesiyle başkent Kiev yakınlarındaki Buça’da ortaya çıkan manzaranın şokunu yaşıyor. Uluslararası ajanslar, Buça’da, onlarca sivilin başlarından vurularak infaz edildiğinin bilgi ve görüntülerini kamuoyuyla paylaştılar. Ukraynalı yetkililer, Buça ve yine Kiev’in banliyölerinden Irpin’de en az 410 sivilin cesetlerinin bulunduğunu açıkladılar. Buça Belediye Başkanı Anatoly Fedoruk, kurbanların tümünün vurularak öldürüldüğünü, Rusların öldürdükleri 280 sivili ise toplu mezara gömdüğünü söyledi. Buça’da bir apartmanın bodrum katında elleri arkadan bağlı 5 kişinin cesedine ulaşıldı” diye konuştu. – ANKARA

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.